“MARAŞ’TAKİ ENVANTER ÇALIŞMASI SADECE İSTATİSTİKİ DEĞİL, SOMUT ADIM ATILACAK”

HASİPOGLU MARAS

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Lider Nikos Anastasiadis’in Eylül’de New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşmesi hakkında konuşan UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Rum tarafının bizimle bu adanın yönetimini ve zenginliğini paylaşma konusundaki iradesinin hala net olmadığını vurgulayarak, “BM’den federasyon süreciyle ilgili tespit yapmasını, talep etmeliyiz” dedi.

“ORTAK BİR VİZYONUN OLUP OLMADIĞININ NETLEŞMESİ GEREKMEKTEYDİ”

2017’de İsviçre görüşmelerinin çökmesinden sonra, yeni alternatiflerin de konuşulmaya başlanmalıdır dendiği zamanlarda, Crans Montana’da bırakılan noktadan görüşmelerin devam ettirilmek istendiğine dikkat çeken Hasipoğlu, “Fakat bunu gerçekleştirebilmek için İsviçre`de çöken müzakerelerden sonra taraflar arasında ortak bir vizyonunolup olmadığının netleşmesi gerekmekteydi” dedi.

“YENİDEN BAŞARISIZLIĞI KALDIRMAYATAHAMMÜL KALMADI”

Yine yeniden bir başarısızlığı kaldırmaya Rum tarafı hariç kimseninne tahammülü ne de zamanı olmadığını belirten Oğuzhan Hasipoğlu, “En azından anlaşılamayan noktalarda bir yakınlaşma belirtisinin olup olmayacağı tespit edilmeliydi” ifadelerini kullandı.

“HER İKİ TARAF DA ORTAK VİZYONU YAKALAYAMADI”

Bu amaçla, BM tarihinde hiç yapmadığı bir statü yaratarak geçici özel temsilci atadığını hatırlatan Hasipoğlu, “Ortak bir vizyonun olup olmadığı konusunda BM Özel Temsilcisi Lute, en az on kez gitti geldi, bir o kadar da liderler görüştü. Tüm süreci takip eden ve görüşme notlarını okuyan birisi olarak her iki tarafın da ortak vizyonu yakalayamadıklarını tespitini rahatlıkla yapabiliriz” şeklinde konuştu.

“AKINCI, KIBRIS TÜRK HALKINI RUM TARAFININ KEYFİNE BIRAKMAMALI”

Zaten BM’nin de aksini iddia etmediğini, Rum tarafının federasyonu bizden farklı değerlendirdiğini, müzakere sürecinde BM parametrelerinin gerisinde pozisyon takındığını kaydeden Oğuzhan Hasipoğlu,“Eylül’deki görüşmede Akıncı’dan beklentimiz, Rum tarafının pozisyonunda bir değişiklik olmadıysa, samimi ve ne istedikleri belli değil ise, daha fazla Kıbrıs Türk halkını Rum tarafının keyfine bırakacak şekilde federasyon müzakerelerini devam ettirmemesidir” dedi.

“AKINCI’NIN KOZLARI VAR”

Rum tarafınınçözüm istiyorsa, adanın yönetimini paylaşmayı kabullenmesi ve adada nasıl bir çözüm istediği konusunda net olması gerektiğinin altını çizen Hasipoğlu,

“Akıncı’nın elinde yeni hükümetin adımı ile başlayan bir Kapalı Maraş kozu, AİHM’in kabul ettiği Taşınmaz Mal Komisyonu, petrol – doğalgaz konusunda Doğu Akdeniz”de Türkiye ile birlikte geri adım atmadan kararlı bir şekilde sürdürdüğümüz mavi vatan pozisyonumuz var” ifadelerini kullandı.

“AKINCI’NIN ELİ DAHA GÜÇLÜ”

Mustafa Akıncı’nın elinin bu kez daha güçlü olduğunu, yeterli doğal kaynağı bulunduğunda ise, Rum tarafının daha da panikleyeceğini işaret eden Hasipoğlu,

“Bizlerin gerek Doğu Akdeniz`de doğal kaynakların aranması gerekse Kapalı Maraş’ının açılması gibi tek yanlı adımları atmaya başlamamız ile Güney Kıbrıs yönetiminin rahatsız olduğu bir gerçektir” diye konuştu.

“YENİ HÜKÜMET TEK YANLI ADIMLAR KONUSUNDA GERİ ADİM ATMAYACAK”

Rum tarafının Maraş gibi adımları tekrar buzdolabına alıp dondurmak adına ucu açık müzakere masasına hapsetmeleri konusunda endişelerini dile getiren Oğuzhan Hasipoğlu, “Lakin yeni hükümetin bu tür tek yanlı adımları atma konusunda geri adim atmayacağı da herkesçe bilinmelidir” dedi.

“BM’DEN BEKLENTİM; FEDERASYON SÜRECİYLE İLGİLİ TESPİT YAPMASI”

Eylül Ayında Guterres huzurunda yapılacak görüşmede beklentisinin; hala daha ortak vizyon yok ise, BM’den federasyon süreciyle ilgili tespit yapması olduğunu belirten Hasipoğlu,“Ya Kıbrıslı Rumlarla anlaşarak ya da biz Kıbrıs Türk tarafı olarak talep etmeliyiz. Masada herşey konuşulup tartışıldığına, her iki taraf birbirinin kırmızı çizgisini gayet net bildiğine göre, yapacağımız bu talep ile ilgili BM’nin bir sıkıntısı olamaz” ifadelerini kullandı.

“ÖNÜMÜZÜN AÇILACAĞI SÜRECE, SONUÇ ALICI MÜZAKERE TEKNİĞİ GELİŞTİREMEDİĞİMİZDEN GİREMİYORUZ”

BM’nin Kıbrıs ile ilgili hemen hemen tüm raporlarında müzakere sürecinin son aşamasında olunduğunun teyit ettiğini hatırlatan Oğuzhan Hasipoğlu, “Sonuç alıcı bir müzakere tekniği geliştirmememizden dolayı uluslararası anlamda ülkemizin önünün açılacağı bir sürece giremiyoruz” şeklinde konuştu.

“YARIM ASIRLIK MÜZAKERELERDEN SONRA ARTIK YENİ BİR VİZYON ORTAYA KOYMANIN ZAMANI”

Kosova – Sırbıstan federasyon görüşmelerinin yine BM himayesinde 2 yıl sürdüğünü, 2 yılın sonunda KosovalılarınBM’den sürecin çöküp çökmediğini ilan etmesini talep ettiklerini hatırlatan Hasipoğlu, “BM’de sürecin çöktüğünü ilan etti ve Kosova’yı bugün yüzün üzerinde ülke tanıyor. Biz hala bu talebi yapamıyorsak, gerçekten müzakere müptelası olduk demektir!  Yarım asırlık federasyon müzakerelerinden sonra artık yeni bir vizyon ortaya koymanın zamanı gelmiştir, hatta geç bile kalınmıştır” dedi.

“MARAŞ’TAKİ ENVANTER ÇALIŞMASI SADECE İSTATİSTİKİ DEĞİL, SOMUT ADIM ATILACAK”

Kapalı Maraş hakkında konuşan Oğuzhan Hasipoğlu, envanter çalışmasının istatistiki bir çalışma diye yapılmadığını, somut bir adım atılacağını vurguladı. Sözde Maraş belediye başkanı seçimine değinen Hasipoğlu, “Hayal aleminde yaşadıklarını düşünüyorum. Egemen olmadıkları, yönetmediği yerler için belediye başkanı seçiyorlar. Nasıl bir mantalite ile müzakere masasındayız diye gülmemek elde değil” ifadelerini kullandı.

“KAPALI MARAŞ’TA ENVANTER ÇALIŞMASI YIL SONUNDAN ÖNCE TAMAMLANIR”

Seçime katılım oranlarına bakıldığı zaman yüzde 30 olduğunu,demek ki Kıbrıs Rum halkının yüzde 70’inin inanmadığınıişaret eden Oğuzhan Hasipoğlu, çünkü böyle bir yönetim alanınınolmadığını söyledi. Güvenlik Konseyi kararlarının da Kapalı Maraş’ın kapsamlı çözümü beklemeden açılması yönünde olduğuna dikkat çeken Hasipoğlu,“Ekip, envanter çalışması için Kapalı Maraş’a girdi. Fiili tespitte de bulundu. Bana göre envanter çalışması yıl sonundan önce tamamlanır. Kıbrıs Rum vatandaşları ile Kıbrıs Rum Yönetimi karşı karşıya gelecektir. Kıbrıslı Rumların Taşınmaz Mal Komisyonu’na yaptığı başvurulardan memnun değiller” dedi.

“GAZIN GİTMESİ İÇİN EKONOMİK OLARAK EN STRATEJİK NOKTA TÜRKİYE’DİR”

Doğu Akdeniz konusuna değinen Oğuzhan Hasipoğlu, Doğu Akdeniz meselesinin egemenlik savaşı olduğunu söyledi ve “Doğu Akdeniz konusunda biz uzlaşmacı tarafız. Retçi taraf Rum tarafı. Gazın gitmesi için ekonomik olarak en stratejik nokta Türkiye üzerinden taşınmasıdır” şeklinde konuştu.

“CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI İÇİN İSMİMİN GÜNDEME GELMESİ MÜZAKERECİLİKTEN DOLAYI”

Cumhurbaşkanlığı aday adaylığı hakkındada konuşan Hasipoğlu, “Böyle bir düşünce ile siyasete girmediğinin altını çizdi. UBP’de adaylık için isminin gündeme gelmesinin; Cumhurbaşkanlığı’nın Anayasa dışındaki esas görevi olan müzakerecilikten dolayı olduğunu dile getiren Oğuzhan Hasipoğlu, “UBP’den müzakere masasında bulunmuş tek milletvekiliyim. Bu süreci yakından takip eden, partime bilgi veren biriyim bu yüzden gündeme geldi. Henüz net kararı vermiş değilim. Partim görev verirse gereğini yaparım” ifadelerini kullandı.

“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ HALKA ÇOK İYİ ANLATILMALI”

Anayasa değişikliğine değinen Hasipoğlu, daha önce halkın gündemine geldi ve olumsuz oy kullanıldığını hatırlatarak, “Anayasa değişikliğini halka anlatmak önemlidir. Bir değişiklik yapılacaksa halka çok iyi anlatılmalı. 2014’teki Anayasa değişikliği referandumu halka iyi anlatılamadı” diye konuştu.

“2020’DEKİ SEÇİM SON CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ OLMALI”

Ülkenin Başkanlık Sistemi’ne geçmesi gerektiğini, hatta Cumhurbaşkanlığı makamı diye bir makamın artık olmaması gerektiğini vurgulayan Oğuzhan Hasipoğlu, “2020 Nisan ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi son Cumhurbaşkanlığı seçimi olması gerekir. Müzakere varsa Cumhurbaşkanlığı’nın fonksiyonları var, ama ciddi bir masraf boyutu var, Cumhurbaşkanını festivallerde, açılışlarda görüyoruz” dedi.

(K.POSTASI)

BİMANŞET


6 comments

Leave a Reply

Your email address will not be published.