GÜTERRES ÇERÇEVESİ… “BİZİ 1960’IN DA GERİSİNE GÖTÜRÜR”

70720655_2545883785634639_2325071315804880896_n

Başbakan Ersin Tatar, makamında gerçekleşen canlı yayında BRT ekranlarına konuk oldu, gazeteci Osman Kurt’un sorularını yanıtladı.

İlk olarak Türkiye ile imzalanan 2019 mali protokolü ve Ekim ayında imzalanması beklenen 2020 mali protokolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan Tatar, ‘istikrar vurgusunda bulundu.

Tatar, şöyle konuştu:

“Ekonominin gelişebilmesi için, süreci en iyi şekilde süründürebilmesi için istikrar lazım. Bizim demokratik düzenimizde bir istikrarsızlık unsuru baş göstermekteydi. Bizim uyum içerisindeki hükümetimiz – ki bana göre öyledir – aramızda hiçbir görüş farklılığı yoktur. Türkiye ile iyi ilişkiler her zaman önemli ama biz doğru işleri yaptığımız için, geçtiğimiz Cuma günü yeni kaynak hesaplarımıza yatırılmıştır. Biz şuan 2020 yılının mali işbirliği protokolü için de kolları sıvadık. Şuan imzaladığımız 2019’da imzalanması gereken fakat imzalanamayan protokoldü. Ekim ayı sonu ile 2020 protokolü de imzalanacak.  Ekonominin en az yüzde 5 büyüme yakalaması en büyük hedeflerimiz arasında. Biz bu yapıyı 1,3 milyar TL’lik bütçe açığı ile devraldık. Bu yapıyı çok daha sürdürülebilir bir noktaya getirdik. Gelinen pozisyon bana göre önemli bir başarıdır. 4 ay içinde yapılabileceğin en iyisini yaptık.”

AKTARILAN KAYNAK… “İLK OLARAK BORÇLAR ÖDENECEK”

Aktarılan protokol kapsamında hükümetin ilk icraatlarının ne olacağına ilişkin soru üzerine konuşan Başbakan Tatar, şöyle devam etti:

“Bu projeler kalem kalem açıklanacak. Bir evvelki hükümet döneminden borçlar var. Bu borçlar ödenecek. Ekonomiye bir rahatlama gelecek. Altyapılar, yollar bir diğer husus olacak. Yeni ihaleler gündeme gelecek. Reel sektör yatırımları olacak. Ekonomide bir hareketlilik olacak.”

TURİZM… “YATAK KAPASİTESİ 5 SENEYE 60 BİNİ BULACAK”

Turizm sektörü konusunda da açıklamalarda bulunan Tatar, KKTC’nin bugün 25 bin yatak kapasitesini geçtiğini belirterek, “Bu sayı birkaç yıla 30 bin yatak, 5 sene sonra 60 bin yatağı bulacak. Yükseköğrenimde de bir disipline ihtiyaç var. Yükseköğrenim de istikrara kavuşacak. Yeter ki biz bu konularla ilgilenebilelim” dedi.

“PARANIN ÜLKEDE KALMASI, EKONOMİYİ SÜRDÜRÜLEBİLİR KILAR”

Ülkede, 55 bin çalışma izni ile kayıtlı çalışan bulunduğunu aktaran Tatar, “Evet, bu ekonomi için bir ihtiyaçtır. Ama benim işsiz insanım varsa, bu iş gücünün kendi vatandaş iş gücümüzle ikame olması lazım. Bu bizim politikamızdır. Paranın bu ülkede kalabilmesi, ekonomiyi daha sürdürülebilir kılacaktır” ifadelerinde bulundu.

“KABLO İLE ELEKTRİK SAYESİNDE, ENERJİDE YÜZDE 10’DAN FAZLA BİR DÜŞÜŞ OLACAK”

İhracat konusunda belli teşvikler verildiğini, buradaki sorunun pazar bulmak olduğunu aktaran Başbakan, AB’nin, Kıbrıs Türklerine verdiği doğrudan ticaret sözünü tutmadığını fakat buna rağmen Türkiye üzerinden malların ihraç edildiğini ifade etti. Tatar, üretim konusundaki en büyük sorunlardan birinin, enerji fiyatları olduğunu ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“KIB-TEK’in yapısıyla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Vizyonumuzda elektriğin bir bölümünü, -tamamını değil- özelleştirmek. Elektrik kurumuna milyar dolarlık yatırım var. Enerji ihtiyacı her yıl daha da artmakta. Yenilebilir enerji için kablo ile elektrik esastır. Mevcut durum çevre kirliliği yaratıyor. Bunun azaltılması için büyük bir maliyet gerekiyor. Böyle bir bütçe yok. Bunun farklı yerlere götürülmesi lazım. Kablo ile elektriğin getirilmesi çevre ile uyumlu olması demek. O zaman yenilenebilir enerjiye daha fazla yönelebiliriz. Gelinen aşamada herkes kablo ile elektrik konusunda buluşuyor. Güneş enerjisi için enterkonnekte sistem esastır. Ne gün olacak kesin bir tarih veremem. Bu hükümet döneminde olursa güzel olur. Kablo ile elektrik sayesinde enerji fiyatlarında Yüzde 10’dan fazla bir düşüş olacak.”

“ABARTILAN BİR ALGI VAR”

Polise takviye konusunda da açıklamalarda bulunan Başbakan, “100 polis, 40 da sivil görevli olmak üzere toplamda 140 kişilik istihdam yarattık. İstihdam olanaklarımızı büyük ölçüde buraya ayırdık” diyerek, polisin az olduğu ve iş yapmadığı yönünde bir algı oluşturulduğunu,  bunun abartılmış olduğunu düşündüğünü belirterek, şöyle devam etti:

“İyi işler de yapılıyor. Bu algıyı yıkmaya çalışıyoruz. Teknolojinin gelişmesi, sınır ötesinden yönlendirilen sanal bet falan her yerde var bunlar. İnternet, iletişim ve çeşitli hadiselerin gelişmesiyle tüm dünyada olan biten şeylerdir bunlar. Ne gerekiyorsa KKTC’yi koruyabilmek için elimizden geleni yapacağız. Mutlaka bizim de zafiyetlerimiz olacak. Bazı olaylar çabuk gelişiyor. Ama bunları mutlaka düzelteceğiz çünkü biz devletiz. Bunların düzenlenmesi bizim elimizdedir.”

GÜTERRES ÇERÇEVESİ… “BİZİ 1960’IN DA GERİSİNE GÖTÜRÜR”

Kıbrıs sorunu ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın açıklamalarına değinen Başbakan, Cumhurbaşkanı’nın politikaları ile ilgili “herhangi bir emrivaki ile karşılaşmak istemiyoruz” ifadelerinde bulundu. Başbakan, şöyle devam etti:

“İlle bir müzakere süreci tekrar başlasın. Hangi noktadan? Guterres çerçevesi denilen o belge bize uygun değil. 30 Haziran olsa bile. Türkiye’nin garantörlüğünü de tartışıyor. Kaldı ki Rum tarafı bunu bile kabul etmiyor. Sayın Akıncı bugün adadan ayrılmadan önce yaptığı basın toplantısında Anastasiadis’i eleştirdi. Akıncının kabul ettiği siyasi eşitliği bile kabul etmiyor. Bu bir macera olur. Dediğimin arkasındayım. Bu çerçeve bizi 1960’ın evveline götürür. Bu çerçevede çapraz ifadeler var. Rumlar Türkler birbirine oy verecek. Nüfus 4’de 1 noktasında kilitleniyor. İki devlet de yok. Eyaletler var. Biz Ankara’da da ifade ettik. Gelinen aşamada artık egemen eşitlikten bahsetmek zorundayız. 45 senede kuzeydeki yapı daha da güçlendi. Güneydeki de kuzeyde ki de devlettir. Devletimiz hiçbir zaman eyalet olamaz. “

“DETAYLAR ANLATILSA KIBRIS TÜRK HALKI FEDERASYON MACERASINA GİRMEZ”

Bu yapının devam edebilmesi için; Güzelyurt, Karpaz ve Mesarya’nın bazı bölümlerinin verilmesinden söz ediliyor. Siz verdiğinizde bu insanlar nerede yaşayacak. Masada sunulan haritada, bize yüzde 28 toprak kalıyor. Kadı ki bu topraklara da binlerce Rum yerleşecek. KKTC’nin verdiği tapular komisyonlara havale edilecek. Kullanıcı ilk söz sahibi olacak. Mal değerleri piyasa değerine göre belirlenecek. İMF dünya bankasının peşine düştüm. 20 milyar dolar hibe verecekler Kıbrıslı Türklere de hesap kapansın? Yok öyle bir şey. Kafalarında hiçbir şey yok. Rumlar belli ki bizimle eşitlik temelinde bir ortaklığa hazır değil. Bundan sonra hedefleyeceğimiz AB çatısı altında iki devlettir. Bu süreçte kadife ayrılık da olabilir, birleşim de. Hükümet ortağımız da bu görüşlere yakındır. Akıncının sözcüsü garantörlükler tabu değildir demişti. Annan Planı sürecinde bile bu tartışılmamıştı. Garantörlüğü masaya yatırdılar. Sonra masa devrildi. Sayın Akıncı halen daha kendi arkadaşları ile tek çözüm modeli federasyondur diyor. Detaylar anlatılsa Kıbrıs Türk halkı federasyon macerasına girmez. Siyasi eşitlik bizi nere götürür?”

(K.POSTASI)

BİMANŞET


One comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.