“BENİM DÖNEMİMDE HESABIMA BÖYLE BİR PARA AKIŞI OLMADI”

ERHÜRMAN

Eski Başbakan, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı ve Milletvekili Tufan Erhürman, Haber Kıbrıs TV’de, Hüseyin Ekmekçi’nin konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İlk olarak Ulusal Birlik Partisi  Milletvekili ve eski Başbakan Hüseyin Özgürgün’e ilişkin Başsavcılık tarafınca alınan dokunulmazlığının kaldırılması kararına ve buna bağlı olarak oluşturulacak özel komiteye dair değerlendirmelerde bulunan Erhürman, Özgürgün’ün hesabında bulunan paralara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“BENİM DÖNEMİMDE HESABIMA BÖYLE BİR PARA AKIŞI OLMADI”

“Bu konu Başbakan’ın kim olduğuna bağlı, eşinin ne iş yaptığına bağlı. Benim Başbakanlık yaptığım dönemde, evime giren para üzerinden düşündüğümde; bir benim maaşım bir de eşimin kazancı ve bir daire kirası söz konusuydu. Mesela Sayın Tatar… Sayın Tatar’ın doğal başka yatırımları da var. Ama insanların mal varlıklarıyla ilgili konuşmak istemiyorum. Günün sonunda ikimizin gelirleri farklı. Ama benim dönemimde hesabıma böyle bir para akışı olmadı. Sayın Özgürgün gelirini nereden elde ediyordu onu da bilemem. Başsavcılık ve polis tarafından kendisine soruluyor, bu sorulara cevap vermesi gerekiyor. Bu gelirin kaynağı belirtilmeli. Bu, soruşturmanın doğal amacıdır. Dediğim gibi, bunu ben değerlendiremem. Bizim, bunlar sorulduğunda açıklayabilmemiz gerekir.”

“BAŞSAVCILIK SORUŞTURMAYA BİZİM HÜKÜMET DÖNEMİMİZDE BAŞLAMADI”

Başsavcılık tarafından, Hüseyin Özgürgün’e ilişkin yürüttükleri soruşturmaya dair yapılan detaylı açıklamayı değerlendiren Erhürman, açıklamayla birlikte ‘ilginç bir durumun’ ortaya çıktığını söyledi.

Erhürman şöyle devam etti:

“Dün itibariyle Başsavcılığın yaptığı ayrıntılı açıklamayla ilginç bir durum ortaya çıktı. Açıklamada Sayın Özgürgün’le ilgili sürecin başlangıç tarihi çok ilginçtir. Başlangıç tarihi 18 Ocak 2018. Savcılığın devreye girdiği ilk tarih. Birinci nokta, 18 Ocak’ta Para-Kambiyo’nun Başsavcılık’a yazdığı yazıdır. 2 Şubatta bizim hükümet kuruldu, güvenoyu da 15 Şubatta alındı. Konuşuluyor ya kaçıncı dönemde başladı soruşturma diye; bizim hükümet döneminde başlamadı… Özgürgün’ün Başbakan olduğu süreçte başladı. İnisiyatifi başlatan organ Başbakanlık değil, Para Kambiyo Dairesidir.”

“POLİS DEVREYE GİRDİKTEN SONRA SİYASET DEVRE DIŞI KALMALI”

Kendisinin göreve geldikten kısa bir süre sonra yolsuzluklarla ilgili dosyaları polisten talep ettiğini ve bu bilgileri kamuoyu ile paylaştığını belirten Erhürman, Başbakan’ın bu konuda yetkisi olduğunu ve görevde oldukları süre içerisinde bir takım girişimleri olduğunu ve polisin harekete geçtiğini ifade etti.

Erhürman şöyle devam etti:

“Ama bundan sonrasında poliste soruşturma başladıktan sonra siyaset devre dışında kalır. Yolsuzlukla ilgili araştırmalarda temel ilkeler şudur, siz ne zaman ki soruşturmaya siyasetin müdahale ettiği iddialarını ortaya çıkarırsanız, işte o zaman kurumlara olan güven azalır. Siyaset müdahale ettiği takdirde, bazı kesimlerin ‘bu karar siyasidir’ demesi son derece tehlikelidir. Siyaseti bu tip konulardan uzak tutmamız gerek.”

“BAŞSAVCILIK TALEP ETTİYSE, MECLİSİN KOMİTEYİ KURMAMA GİBİ BİR DURUMU OLAMAZ”

CTP’nin, UBP’li vekil Özgürgün’ün dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin kurulacak özel komiteye dair görüşünün ve tavrının net olduğuna dikkat çeken Erhürman, “Başsavcılık kiminle ilgili dokunulmazlığının kaldırılmasına karar verirse –kendi partimizden biri de olabilir- biz bunun destekçisi olacağız. Bu tavrı Sayın Çaluda sürecinde başlattık, Sayın Özgürgün sürecinde de devam ediyoruz” ifadelerinde bulundu.

Özgürgün’ün dokunulmazlığının kaldırılmasının görüşüleceği özel komitenin kurulmasına ilişkin çağrı yapıldığında, ilk üye isimleri gönderen partinin CTP olduğuna dikkat çeken Erhürman, “Oylamada tüm vekillerimiz evet dedi. Ama şuan için dokunulmazlığın kaldırılmasına kimse evet demiş değil. Komitenin kurulması evet dendi. Başsavcılık talep ettiyse, Meclis’in kurmama gibi bir durumu olamaz” ifadelerinde bulundu.

“BU KONULAR NEDENİYLE BİRLEŞİM 2 BUÇUK SAAT GEÇ BAŞLADI”

Erhürman, şöyle devam etti:

“Bugün şunları söylemek zorundayım, biz hükümetteyken sürekli yapılan eleştiriler vardı… 4 başlı hükümet, anlaşamıyorlar gibi. Uyuşmazlık olduğu anlamında değerlendirmeler yapılıyordu. Bu hükümet kuruldu kurulalı, hükümetin magazinsel konuları konuşmayalım gerçek gündemi konuşalım diye bekliyoruz. Son iki meclis oturumunda, komite konuları ve hükümet ortaklarının toplantıları nedeniyle oturum iki buçuk saat geç başlıyor.”

“…BÖYLE BİR KOALİSYON OLABİLİR Mİ?”

Özel komitenin kurulması konusunda hükümet ortaklarının ek protokol imzaladığına dikkat çeken Erhürman, güvenoyu oylamasında buna evet dediklerini ifade etti. Koalisyon süreçlerinde bugüne dek komite başkanlarının, hükümet ortakları tarafından belirlendiğini vurgulayan Erhüran, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Siz bir koalisyondasınız ve komite başkanlığında uzlaşmayacaksınız biz da ana muhalefet partisi olarak birinden birini seçeceğiz ve onun başkan olmasını sağlayacağız. Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir koalisyon olabilir mi? Daha hükümet kurulalı 1 ay olmuşken meclis sırf bu tartışmalar yüzünden 2 buçuk saat geç açılırken, oylamada aksi oy kullandığı için başka bir vekil tarafından vatan haini ifadesi kullanılırken… Bu iki partili bir koalisyon. Benden önce Sayın Tatar’ın bana yaptığı şekilde, ‘senin koalisyonunda bu oluyor, parti içinde şunlar yaşanıyor demedim, demeyeceğim de. Tüm bunlar yaşanırken, iki partinin kurduğu koalisyonla ilgili ne iki başlılık dedik, ne de bir şey. Bizim niyetimiz ülkenin menfaatine bir şeyler yapılması.”

“PROTOKOL KONULARI ŞUAN KONUŞULMUYOR”

Dörtlü koalisyonun ‘dağılacağına’ ilişkin söylemlerin tartışıldığı son birkaç ayda, konuşulan ana konunun, TC ile imzalanacak protokol olduğuna dikkat çeken Erhürman, bu konuların şuan konuşulmadığına dikkat çekti.

“OLAYLARI KAMU VİCDANINA BIRAKTIM”

Protokolün, dörtlü koalisyon süreci döneminde imzalanmaması konusunda kendisine yönelik bir kasıt olup olmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan Erhürman, şöyle devam etti:

“Bu memleketin gerçek sorunları konuşulmaya başlamadığı sürece biz kendi çocuklarımızdan çalıyoruz. Benim başbakan olduğum dönemde hükümet düştü. Dönüp durmadan memleketin ihtiyaçları yerine o olduydu bu olduydu olarak konuşmayı bıraktım. Kamu vicdanına bıraktım. Artık her şey konuşuluyor. Sizin bu tartışmaların içine girmeniz anlamsız. Hatırlayın hükmet düştü kurulmasını bekliyoruz, benzinde fiyat ayarlanması gerekiyordu. Yeni hükümet gelsin yapması gerekiyorsa yapar dedik. Herkes Erhürman, zammı yeni hükümete bıraktı dedi. Zammın yapılması durumunda, hayat pahalılığına direkt yansıyacaktı. Ben yapsaydım bu hükümetin hesabı tutmayacaktı. Artık gerçek meseleleri konuşalım.”

Hükümetin kapalı Maraş açılımını da değerlendiren Erhürman, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay ile dün bu konuda bir araya geldiklerini ve istişarede bulunduklarını belirterek, “Anladığım, şuana kadar hükümet sadece bir envanter konusunda bir karar üretti. Envanterin süreci de içeriği de henüz doldurulmadı. Artı, envanter çalışmasının içeriği belli olmadığına göre kimin tarafından yapılacağı da belli değil” ifadelerinde bulundu.

“MARAŞ KONUSUNDAKİ AÇIKLAMALAR, HÜKÜMET İÇİNDEKİ CİDDİ BİR İLETİŞİM KAZASIDIR”

Erhürman, şöyle devam etti:

“Envanter çalışması yapılsın destekliyoruz. Yapılsın demek başka bir şeydir. Karardan bir gün sonra TC televizyonları üzerinden Sayın Tatar, Maraş’ı Türk yönetiminde açıyoruz, yatırımcı arıyoruz dedi, yatırımcılar da biz hazırız dedi. Bu hükümet içinde çok ciddi bir iletişim kazasıdır ve itibar kaybı yaratmıştır. Ne dediğimizi bilmediğimiz anlamındadır. Hükümetin böyle bir kararı yok, olması da doğru değil. Maraş’ın BM gözetiminde açılmasına yönelik ifadeler var. Tüm bunları BM ile müzakere edebilirsiniz. Muhtemelen BM Rum tarafını da katacaktır. Sayın Cumhurbaşkanı da bu sürecin içinde olmak zorunda kalacaktır. Biz ne diyoruz? TC’den yatırımcı gelsin. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen KOBİ zirvesinde yatırımcıların söylediği şu; öngörü ve istikrar istiyoruz. Bu ciddi bir konudur.”

(K.POSTASI)

BİMANŞET


Leave a Reply

Your email address will not be published.