Fide Kürşat: Kreşlerde verilen eğitim kalitesine yönelik şekilsel prosedür ve denetimler büyük bir sorun

Fide Kürşat

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Eğitim Sekreteri, İskele Milletvekili Fide Kürşat Meclis Genel Kurulu’nda “Okul Öncesi Eğitim Kurumlarının Sorunları” başlıklı konuşmasında okul öncesi eğitimin önemine ve bu konuda devlet eliyle yaşanan sıkıntılara, yasal sorunlara değindi…

Kürşat, “Okul Öncesi Eğitimin önemi ortadır. Çağdışı emirname veya tüzükler yasal çerçeve oluşturmak için yeterli değildir. Özel Okul Öncesi Eğitim Kurumları ile ilgili Çağdaş günümüz koşullarına uygun Yasa Çalışmasına ihtiyaç vardır ve yasal mevzuat çalışmasının bir an önce yapılması gerekmektedir” dedi.

Fide Kürşat, “Özel Kreş Açılış Çalışma ve Denetim Emirnamesi ivedi olarak günümüz koşullarına uygun olarak düzenlenmeli ve şekilsel denetimlerle zaman kaybetmemeli, denetimler zamanında yapılıp kurulan kreşlerin onay ve tescilinin verilmesini geciktirmemelidir” vurgusu yaptı…

“TEMEL KREŞLERDE ATILIYOR…”

Fide Kürşat’ın konuşması şöyle:

“Her anne baba çocuğunun iyi ve kaliteli bir eğitim aldığından emin olmak ister ve bu doğrultuda çeşitli araştırmalar yapar. Okul öncesi eğitim kurumları ve kreşlerde, çocukların sosyal, duygusal, bilişsel ve fiziksel gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan bir ortam sunar.

Güven bu konuda her şeyin başında gelir. Bu dönem çocuklar için eğitimin ilk basamağıdır ve hem çocuklar hem de aileler için oldukça hassas bir meseledir…

Okul öncesi dönem çocuğun en hızlı geliştiği dönemdir. 0-6 yaş okul öncesi dönem, Çocuk açısından öğrenmenin en yoğun yaşandığı, temel alışkanlıkların kazanıldığı, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimin hızlı bir şekilde gelişip şekillendiği dönemdir.

Bir bireyin gelecek yaşamının temellerinin atıldığı, bilinçaltı kayıtlarının oluştuğu ve kişiliğinin şekillendiği en kritik dönemdir.

Kısacası okul öncesi dönem çocuğu hayata hazırlayan dönemdir.”

“ÖZEL POLİTİKALAR VE YASAL DÜZENLEMELER OLMALI”

“Her çocuğun kaliteli eğitim hakkına sahip olması gerektiğini vurgulayan Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF, 2000) eğitimin temel haklardan biri olduğunu ve her çocuğun bu hakka sahip olduğunu savunmaktadır.

Okul öncesi eğitimde eşitsizliklerin giderilmesi ve fırsat eşitliği yaratılması gerekmektedir.

İşte bu noktada, devletin okul öncesi eğitim kurumlarının kuruluşu, çalışma esasları, programı ve denetimleri konusunda etkin rol üstlenmesi gerekir.

Ülkemiz koşullarına baktığımızda, 0-3 Yaş Kreşleri’nin açılması ve denetlenmesi Sosyal Hizmetler Dairesi’ne, 3-6 yaş okul öncesi eğitim merkezleri ise Eğitim Bakanlığı’na bağlıdır.

Bu kurumlar çocukların okul öncesi dönemde, genellikle 0 ila 6 yaş arasında, eğitim ve bakım hizmeti aldığı bir kurumdur. Kreşler, çocukların sosyal, duygusal, bilişsel ve fiziksel gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan bir ortam sunar.

Okul Öncesi Eğitim Kurumları, çalışan ebeveynler için de önemli bir destek mekanizmasıdır. Çocuklarına güvenilir bir eğitim ve bakım hizmeti sunar, böylece ebeveynlerin iş ve aile yaşamlarını dengelemelerine yardımcı olur.

Bu kurumları düzenlemek ve denetlemek için özel politikalar ve yasal düzenlemeler olmalıdır…”

“OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARININ EĞİTİM ORTAMLARININ TOPLAM KALİTE PUANLARININ KALİTE DÜZEYLERİ AÇISINDAN YETERSİZ”

“KKTC’de 2018’de yapılan akademik bir çalışmada ilk defa KKTC’deki Okul Öncesi Eğitim Kurumlarının durumu ele alınmıştır.

Bu çalışmaya göre:

“KKTC’deki okul öncesi eğitim kurumlarının eğitim ortamlarının toplam kalite puanlarının kalite düzeyleri açısından yetersiz düzeyde yer aldığını ortaya çıkarmıştır. Bu durum, okul öncesi eğitim kurumlarının uluslararası standartlara uygunluğunun da yetersiz olduğunu göstermektedir.

Okul öncesi eğitim kurumları farklı yaş grupları dikkate alınarak sınıflandırılmıştır.

KKTC’de okul öncesi eğitim kurumları;

1) 0- 3 yaş grubu çocuklarının bakımı ve eğitimini üstlenen kreşler,

2) 4- 5 yaş grubu çocuklara eğitim hizmeti veren oyun sınıfları

3) 5-6 yaş grubu çocuklara eğitim hizmeti veren ana sınıflar

0-3 yaş grubu, çocuklara bakım ve eğitim hizmeti veren okul öncesi eğitim kurumları özel kreşler ve uygulama anaokulları bünyesinde yer alan 3 yaş sınıflarıdır.

4-5 ve 5-6 yaş grubu çocuklara eğitim hizmeti veren okul öncesi eğitim kurumları ise hem özel, hem de resmi kurumlar olarak görevlerini yerine getirmektedirler (KKTC MEB, 2016).”

0-3 YAŞ KREŞLER.. “2004’TE HAZIRLANAN EMİRNAME GÜNÜMÜZ KOŞULLARINDA ARTIK İLKEL”

“0-3 Yaş Bakım Hizmetlerine girdiğinden, Fasıl 352 Çocuklar yasası (Değiştirilmiş şekli ile 1959) madde 29 altında hazırlanan “Özel Kreş Açılış Çalışma ve Denetimi Emirnamesi” ile Çalışma Bakanlığına bağlı Sosyal Hizmetler Dairesi tarafından yürütülmektedir.

Emirname 2004’te CTP Hükümeti döneminde Sıdıka Özdoğan’ın Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürlüğü Yaptığı dönemde hazırlanmıştır.

Değişen gelişen eğitim sistemi ile 2004’te hazırlanan Emirname günümüz koşullarında artık ilkel kalmıştır.

Emirname kapsamında denetim için kriterler net değil, istenen belgeler ise çağ dışı kalmıştır.

Emirname kapsamında denetimler şekilsel anlamda yapılmaktadır eğitimsel anlamda hiçbir denetim söz konusu değildir. Emirnamede belirtilen bazı muğlak maddeler ise kriterlerin net olmadığını gösteriyor.

Emirnamenin 2. Kısmında Özel Kreş Açma İşlemlerinde Başvuru için: 5 adet belge isteniyor (KKTC Kimlik Kartı, İkametgâh Belgesi, Karakter Belgesi, Sağlık Raporu, Öğrenim durumunu gösteren belge ve kullanılacak binanın varsa adresi)

Bu belgelerin hazır olması ve uygun olması durumunda başvuran kişiye Özel Kreş Açma Yetki Belgesi verilir. Buraya kadar tamam…”

“YENİDEN YETKİ BELGESİ ALMAK İÇİN TEKRAR TEKRAR DOSYA HAZIRLANMASI GEREKİYOR”

“Gerçi bu kağıt kürek işleri artık elektronik ortamda halledilmesi gereken meselelerdir.

Kurum açma yetki belgesi verildikten sonra Emirnamenin 7. Maddesinde belirtilen “Açılış İzni İçin Gerekli Belgeler” yer alıyor 9 kalem (belediye, şehircilik ve planlama, bina fotoğrafları, itfaiye rapor vs) hepsinden 3er kopya 3 dosya halinde.

Bunlar tamamlandıktan sonra 3 ay içerisinde Sosyal Hizmetler Dairesi müfettişlerinin gidip yerinde denetlemesi ve uygunluk durumuna göre tescil belgesi vermesi gerekmektedir.

Yetki belgesinin süresi üç ay olduğundan, üç ay içinde denetimler yapılmadığında, yeniden yetki belgesi almak için tekrar tekrar dosya hazırlanması gerekmektedir.

Neden? Çünkü;

Sosyal Hizmetler Dairesinin müfettiş, personel ve teknik eksikliklerinden dolayı denetim süreleri çok uzamakta ve hazırlanan dosya içerisinde gerekli belgelerin süreleri dolmaktadır.

Hükümet ettiğini zanneden bu yapı seçime giderken, daha bir hafta önce 70 kişilik istihdam yaratıp, aralarında üleşen koalisyon ortakları hiç olmazsa personel eksikliği olan böyle hayati bir kuruma da 3 5 kişiyi yerleştirseydiniz!”

“KREŞ İŞLETMECİLERİ UZAYAN SÜRELERDEN DOLAYI MAĞDUR”

“Kreş işletmecileri uzayan sürelerden dolayı mağdur olmakta, sürekli dosyalarını yenilemek ve denetim için beklemek zorunda kalmaktadırlar. Bu işe gönül vermiş genç girişimciler de bu tür şekilsel prosedürlerden ve hantal devlet yapısından dolayı vazgeçmektedir.

Ya da defalarca Sosyal Hizmetler Dairesi’ne başvurmalarına rağmen uzayan bu çağ dışı prosedürlerden dolayı devlet eliyle kaçağa düşmek durumunda kalıyorlar.

Son yaşanan ve basına yansıyan bir kreşte bebeğin süt içerken fenalaşması olayında da kreş sahibi Sosyal Hizmetlerin uygulamakta olduğu emirname kapsamında gereklilikleri yerine getirmesine, dosyasını hazırlamasına rağmen, kreşe tescil belgesi almak için gerekli denetimlerin zamanında yapılmaması ve sürecin uzatılmasından dolayı mağdur olmuştur.

Diğer taraftan kreşlerde dünyada birçok yeni sistem gelişirken, emirname kapsamındaki çağ dışı şekilsel düzenlemelerden dolayı hiçbir yeni sistemin uygulanmasına cevval vermemektedir.

Örnegin Montessori eğitim sistemi… Montessori sınıflarında materyaller çocukların ulaşabileceği şekilde açık dolaplarda görünür şekilde düzenlenmiş olup, yine çocukların rahatlıkla taşıyabilecekleri ağırlıktadır.

Çocuklar istedikleri zaman istedikleri materyalleri kullanabilmekte ve yine istedikleri zaman diğer Montessori sınıflarına giderek çalışmalarını gerçekleştirebilirler…”

“KAPATMA YETKİSİ KAYMAKAMLIKTA… SOSYAL HİZMETLER DAİRESİ YETKİSİZ YETKİLİ POZİSYONUNDA”

“Emirname kapsamındaki şekilsel düzenlemelerden dolayı, farklı bir eğitim sistemine uygun düzenlemeler kabul edilmiyor. (açık kapalı dolap farklı yaş gruplarının sınıflar arası geçişi)

Sosyal Hizmetler Dairesi tarafından denetlenip de uygunsuz bulunan bir kreşi kapatma yetkisine sahip değildir. Kapatma yetkisi Kaymakamlıktadır.

Sosyal Hizmetler Dairesi Yetkisiz Yetkili pozisyonunda!

Mevzuattaki boşluklardan ve personel eksikliğinden dolayı, denetimler aksıyor birçok kreş kaçak pozisyona düşüyor ya da düşürülüyor. Aslında devlet eliyle çocuk ihmali yapılıyor

Devletin vermesi gereken hizmeti özel kreş işletmecileri vermeye çalışırken devletten bir destek almadıkları gibi, devlet köstek oluyor pozisyonda!

Destek olarak sadece maddi destek kastetmiyorum. Çocuk aile, ilk yardım, kreş öğretmenlerine yönelik eğitim kursları düzenlenebilir.

Kreşlerde verilen eğitim kalitesine yönelik hiçbir düzenleme ve denetimin olmaması sadece şekilsel prosedürler üzerinden denetim yapılması da büyük bir sorundur.

Okul öncesi eğitim kurumları için kalite standartları belirlenmeli ve gerek resmi gerekse özel tüm okul öncesi eğitim kurumları bu standartlar çerçevesinde hizmet sunmalıdırlar…”

3-6 Yaş

“3-6 Yaş Okul öncesi eğitim kurumlarında da denetim açısından eksiklikler olduğu görülmektedir. Okul öncesi eğitim kurumlarının denetimi, MEB tarafından düzenli bir şekilde yapılmalıdır.

Çağdaş yasal mevzuat çalışmaları yapılarak gerekli tüzükler ve yönetmelikler revize edilmeli ve denetlemeler bu mevzuatlara uygun olarak yapılmalıdır.

Eksiklikler ve yetersizliklerin giderilmesi, tüm kurumların eşit şartlar altında eğitim faaliyetlerini gerçekleştirmeleri için çalışılmalıdır…”

“OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SİSTEMİNDEKİ EN ÖNEMLİ SORUNLARDAN BİRİ YASAL DÜZENLEMELERDEKİ YETERSİZLİKLER”

“Okul öncesi eğitim kurumları son zamanlarda Okul Öncesi Eğitim Öğretmeni bulmakta zorlanmaktadır. Bu da devlet tarafından desteklenmesi ve planlanması gereken önemli bir konudur.

KKTC’de özel okul öncesi eğitim sistemindeki en önemli sorunlardan biri yasal düzenlemelerdeki yetersizliklerden kaynaklanmaktadır.

Özellikle Eğitim Bakanlığı, okul öncesi eğitim kurumlarının eğitim ve kalite standartlarını belirlemek ve denetlemekle sorumludur. Bakanlık, bu kurumların hem fiziksel koşullarını, eğitim programlarını, hem de personel niteliklerini ve güvenlik önlemlerini denetleyecek pozisyonda olmalıdır. Bu denetimlerin yapılabilmesi için yasal mevzuattaki eksikliklerin ve boşlukların giderilmesi gerekir…”

ÖNERİLER…

“Okul Öncesi Eğitimin önemi ortadır. Çağdışı emirname veya tüzükler yasal çerçeve oluşturmak için yeterli değildir. Özel Okul Öncesi Eğitim Kurumları ile ilgili Çağdaş günümüz koşullarına uygun Yasa Çalışmasına ihtiyaç vardır ve yasal mevzuat çalışmasının bir an önce yapılması gerekmektedir.

Alternatif eğitim sistemlerinin devlet tarafından teşvik edilip desteklenmesi gerekir.

Özelde çalışan okulöncesi öğretmenler için devlet veya yerel yönetimler tarafından hizmet içi eğitim kursları düzenlenmeli ve katılımının sağlanması gerekir

Örneğin Sosyal Hizmetler Dairesi öncülüğünde uzmanlar tarafından ilkyardım kursu düzenlenebilir özel kreş öğretmenlerinin katılımı sağlanabilir.

Sosyal Hizmetler Dairesi tarafından Özel Kreş Açılış Çalışma ve Denetim Emirnamesi ivedi olarak günümüz koşullarına uygun olarak düzenlenmeli ve şekilsel denetimlerle zaman kaybetmemeli, denetimler zamanında yapılıp kurulan kreşlerin onay ve tescilinin verilmesini geciktirmemelidir

Sosyal hizmetler dairesinin ve milli eğitim bakanlığının, zorluklar altında hizmet vermeye çalışan kreşlerin ve okulöncesi kurumların önünü açacak, teşviklerle, bu kurumlar ile işbirliği içinde çalışmalar yapılmalıdır.

Denetimler, düzenli ve yapıcı olmalıdır, sadece şekilsel değil çocuklara verilen eğitimler açısından da olmalıdır.”

“EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDEN BAŞLAMALIDIR”

“Ekonomik sorunlar altında ezilen ailelerin uygun ücretler karşılığında kreş hizmeti alabilmeleri için devlet kreşlerin maliyetlerini düşürücü destekler sağlamalıdır.

Eğitimde fırsat eşitliği okul öncesi eğitimden başlamalıdır. Gerçi memlekette genel anlamda eğitimde fırsat eşitliğinden bahsetmek ne mümkündür.

Okul öncesi eğitimin önemi ortadayken devletin bu kurumların denetlenmesini kolaylaştırmak, Sosyal Hizmetler Dairesi ve Eğitim Bakanlığının işini kolaylaştırmak ve yetkilerini genişletmek için gerekli yasal mevzuat çalışmalarını bir an önce gündeme getirmesi gerekiyor…”

 

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak