Arıklı: Şantaj Gazeteciliği yeni bir meslek değil

ARIKLI

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Bilişim Suçları Yasası’nın “yetersizliğine” dikkat çekerek “İnternet gazeteciliği kötü niyetli insanların elinde tam bir şantaj makinasına dönüştü. Siyaset ve iş dünyası, bu tür şantajcı gazetecilerin ablukası altında” ifadelerine yer verdi.

Sosyal medya hesabından “Şantaj Gazeteciliği ve Baba Tahir” başlıklı paylaşımda bulunan Arıklı, sosyal medyanın yazılı basına büyük darbe vurduğuna dikkat çekti, “Basın sektörümüz ciddi ekonomik darboğaza girdi” dedi.

Erhan Arıklı’nın paylaşımı şöyle:

“Şantaj Gazeteciliği ve Baba Tahir… Sosyal medyanın yazılı basına büyük darbe vurması sonucu, basın sektörümüz ciddi ekonomik darboğaza girdi. Sosyal medyanın en önemli araçlarından biri de İnternet gazeteciliği… Bilişim Suçları Yasası’nın, yetersizliği dolayısı ile internet gazeteciliği kötü niyetli insanların elinde tam bir şantaj makinasına dönüştü günümüzde. Siyaset ve iş dünyası, bu tür şantajcı gazetecilerin ablukası altında. ‘Ağabey, masrafımız çok. Biraz yardım et’ ricaları ile başlayan istekler bir müddet sonra tehdide dönüşür. Bu tehditlere boyun eğilmediğinde de ciddi bir karalama kampanyası ile yüz yüze kalınıyor maalesef… Şantaj Gazeteciliği yeni bir meslek değil.

Yüzyıllık bir geçmişi var. Şantaj Gazeteciliğinin ilk örneği de, Baba Tahir… Baba Tahir, 1900’lü yılların başında İstanbul’da Malumat isimli bir dergi çıkarıyordu. Kısa bir süre sonra bu dergiyi Şantaj Makinası haline getirdi. Para karşılığı ısmarlama haber yapıyor, tehdit ve şantajla işadamlarından, politikacılardan büyük paralar koparıyordu.

Baba Tahir’in para kopardığı şirketlerden biri de, İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan Terkos Gölünü işleten Fransız şirketi idi. Fransız şirketi, her ay Baba Tahire reklam adı altında yüklüce bir ödeme yapıyordu. Bir gün Fransız Şirketi Malumata verdiği reklamı kesti ve Baba Tahire yaptığı ödemeyi durdurdu. Baba Tahir bunun üzerine bir haber yaptı. Habere göre, avcılar bir domuzu vurmuş, yaralı domuz Terkos Gölüne düşmüş ve domuz gölde gebermişti.

Bu haberi okuyan İstanbul halkı galeyana geldi ve Fransız Şirketinin Merkezini ablukaya aldı. Durumu anlayan Fransız Şirketi haberi düzeltmesi için Baba Tahire ulaştı. Baba Tahir haberi düzeltmek için eskiden aldığının 3 misli para istedi Fransız Şirketinden. Fransız Şirketi bu isteği mecburen kabul etti. Ertesi gün Malumat Dergisinde şu haber vardı; ‘Yapılan araştırmalar sonucu yaralı Domuzun Göle düşmediği anlaşıldı. Domuz leşi, Gölün uzağında bir yerde bulundu…’ Günümüz Baba Tahirlere selam olsun…”

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak